8 yaş

8 yasindaki sevisbey
Çoğunuz 8 yaşınızı zar zor hatırlıyor olabilir ancak size anlatayım, belki hatırlarsınız.

8 yaşında olmak insanın minicik, çelimsiz bir bir bedena hapsolup yetişkinlerin dev dünyasındaki tüm o ağırlığın altında ezilmesi demektir.

8 yaşında olmak, aşık olup da aşkınızın ciddiye alınmadığı yaşta olmaktır. Sanki yüreğiniz, duygularınız yokmuş gibi, bir maymunla eşdeğer görüldüğünüz bir hayat yaşamaktır.

8 yaşında olmak, düşüncelerinizin değer görmediği, herkesin başınızı okşadığı ama sözlerinizi kimsenin dinlemediği bir şaklaban olarak yaşamayı kabullenmektir.

8 yaşında olmak, yaşama binlerce, milyonlarca soru sormak ama cevap alamamaktır. "Sen daha küçüksün," önyargısıyla tüm sorularınızın cevapsız bırakılmasıdır.

8 yaşında olmak, rezil bir duygudur. Dünyanın gerçek ezilen, hor görülen, dışlanan, itilen, ötelenen insanları, 8 yaşındakilerdir.

Dolayısıyla 8 yaşında olmak, savaşçı bir ruha sahip olmayı gerektirir. En çetin, en acımasız, en sert savaşlar 8 yaşında verilir. En ağır yenilgiler 8 yaşında yaşanır, en iyileşmez, en iz bırakan büyük yaralar hep 8 yaşında alınır.

8 yaşında olmak küçücük kırılgan bir bedene mahkum edilmiş dev bir ruhun acımasız yetişkinler için dizayn edilmiş vicdansız dünyasıyla hayatta kalma, var olma savaşı vermesi demektir.
bu başlıktaki tüm girileri gör

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol